Tüm yaş gruplarında teknolojiye duyulan coşku azalırken, 30 yaş altı yetişkinlerin çoğunluğu (%55) artık kendilerini heyecanlı olmaktan çok endişeli olarak tanımlıyor; bu oran önceki yıllara göre keskin bir artışa işaret ediyor.
Bu artan huzursuzluğun temel itici gücü, yapay zekanın iş gücü piyasası üzerindeki algılanan etkisidir.
Pew Research Center, ABD'li yetişkinlerin %71'inin bu teknolojinin önümüzdeki 20 yıl içinde daha az iş imkanına yol açacağına inandığını bildiriyor; bu oran iki yıl önce %64 seviyesindeydi.
Bu kaygı, özellikle genç nesiller arasında oldukça belirgin bir şekilde hissediliyor; 30 yaş altı yetişkinlerin %73'ü artık yapay zeka nedeniyle net bir iş kaybı yaşanacağını öngörüyor.
Bu yaklaşım, gençlerin bakış açısını tarihsel olarak daha şüpheci olan kariyer ortasındaki profesyonellerle aynı çizgiye getirmiş durumda.
İstihdamın ötesinde, genç Amerikalılar sohbet robotları (chatbot) gibi araçların kişisel gelişim ve sosyal uyum üzerindeki etkilerini giderek daha fazla eleştiriyor.
Araştırma verileri, 30 yaş altı yetişkinlerin yapay zekanın topluma ve kendi yaşamlarına zarar vereceğine inanma eğilimi en yüksek grup olduğunu ve birçoğunun bu araçların bireysel yaratıcılığı desteklemekten ziyade engelleyebileceğini düşündüğünü gösteriyor.
Teknolojinin yaygın kullanımına rağmen, ABD'li yetişkinlerin genelinde yapay zekanın geleceği hakkında endişeden ziyade heyecan duyanların oranı yalnızca %9'da kalıyor.