Taslak yasalar uyarınca platformlar, kullanıcılara bu otomatik önerileri kabul edip etmediklerini soran anlık bildirimler göndermekle yükümlü tutulacak.
Çevrim içi güvenlik sorumluluğunu teknoloji şirketlerine yüklemeyi amaçlayan bu girişim, öngörülebilir zararları proaktif olarak en aza indirmeyen şirketlerin 100 milyon doları aşan para cezalarıyla karşılaşmasını öngörüyor.
Hükümet, içerik sunumunu kontrol eden sistemleri hedef alarak siber zorbalık, yeme bozuklukları ve şiddet içerikli paylaşımlar gibi sorunları çözmeyi hedefliyor.
Teklif, 16 yaşından küçük kullanıcılar için kişiselleştirilmiş algoritmaların ve doğal bir durma noktası olmaksızın içerik tüketimine imkan tanıyan sonsuz kaydırma (infinite scrolling) gibi özelliklerin otomatik olarak devre dışı bırakılmasını içeren ek güvenlik önlemleri de barındırıyor.
Hükümet bu yasayı kullanıcıları güçlendiren bir adım olarak savunurken, muhalefet kanadındaki eleştirmenler, iletişim bakanına yeni zarar kategorilerini tanımlama ve düzenleme yetkisi verilmesinin ifade özgürlüğünü tehdit edebileceği konusundaki endişelerini dile getiriyor.
Sosyal medyanın ötesinde, bu özen yükümlülüğü arama motorlarını ve insanla sohbeti simüle eden sistemler olan yapay zeka sohbet robotlarını (AI chatbots) da kapsayacak.
Dijital platformların kullanıcı güvenliğini ve veri odaklı önerileri yönetme biçimine yönelik yeni bir küresel standart oluşturmayı hedefleyen taslak yasalar, şu anda kamuoyu görüşüne sunulmuş durumda.