Bazı zengin ülkelerde her on yetişkinden yedisi bu görüşü paylaşırken, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki endişe oranı 2024'ten bu yana yedi puanlık bir artış gösterdi.
Bu bulgular, yapay zeka altyapısı ve günlük kullanımı genişledikçe kamuoyundaki kaygıların ekonomik güvenlik ve refah dağılımı üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor.
Otomasyon tehdidinin ötesinde, toplum genelinde yapay zekanın zengin ve fakir arasındaki uçurumu kapatmak yerine daha da açacağı inancı hakim.
Bu endişe, özellikle kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasılası (GSYİH) yüksek olan ve vatandaşların yerleşik iş gücü piyasaları ile sosyal adaletin bozulmasından çekindiği ülkelerde daha belirgin şekilde görülüyor.
Demografik veriler, 18 ila 34 yaş arasındaki genç yetişkinler arasında kaygının arttığını ve birçok ülkede bu seviyenin eski nesillerle eşitlendiğini veya onları geçtiğini gösteriyor.
Konu hakkındaki farkındalık da görüşleri şekillendirmede kritik bir rol oynuyor; yapay zeka hakkında daha fazla bilgi sahibi olanlar genellikle daha iyimser bir tutum sergilese de, işten çıkarma gibi olumsuz sonuçları tahmin etme olasılıkları bilgi düzeyi düşük olanlara göre daha yüksek seyrediyor.
İncelenen tüm uluslar arasında İsrail, nüfusun çoğunluğunun teknolojinin yükselişinden endişe duymak yerine heyecan duyduğu tek ülke olmayı sürdürüyor.