Bu strateji, robotların Blackwell sınıfı B300 gibi veri merkezi düzeyi grafik işlem birimlerinin (GPU) ağırlığı, ısısı ve pil tüketimi gibi kısıtlamalara takılmadan devasa bir işlem gücünden yararlanmasını sağlıyor.
Bu geçişin temel itici güçleri ekonomik verimlilik ve yarı iletken tedariğidir.
Yapılan analizler, tek bir GPU'nun en az yedi robotu desteklediği senaryolarda, robot bilişini paylaşımlı bir veri merkezinden sunmanın yarı iletken verimliliğini artırdığını ve kıt olan gelişmiş plaka ile DRAM talebini azalttığını gösteriyor.
Ayrıca kullanım oranları hesaba katıldığında, işlem yükünü veri merkezine aktarmanın endüstriyel kurulumlarda üretim saati başına toplam sahip olma maliyetini (TCO), her üniteye özel üst düzey çipler yerleştirilmesine kıyasla yaklaşık %54 oranında azaltabileceği öngörülüyor.
Ekonomik avantajlara rağmen ağ duvarı (network wall) önemli bir engel teşkil etmeye devam ediyor; bu durum Agility Robotics ve Sunday Robotics gibi şirketlerin, kablosuz bağlantılardaki öngörülemeyen zamanlama dalgalanmalarından (jitter) kaçınmak için çıkarım (inference) süreçlerini yerel tutmasına neden oluyor.
Endüstriyel ortamlar yoğun veri akışını yönetmek için özel erişim noktalarıyla donatılabilirken, ev ortamlarındaki istikrarsız bağlantılar robotların görev sırasında aksamasına yol açabiliyor.
Sonuç olarak sektör ikiye bölünmüş durumdadır: Karmaşık fabrika işlerini hedefleyen genel amaçlı insansı robotlar giderek buluta bağlı muhakemeye yönelirken, uzmanlaşmış depo ve ev robotları cihaz içi kararlılığa öncelik veriyor.