Bu düzenleme değişikliği, yatırım sponsorlarının risk tutma kurallarını devre dışı bırakmasına olanak tanıyarak, bu belirli veri merkezi yatırımlarında yasal olarak finansal pay sahibi olma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.
Bu gelişme, şirketlerin yapay zeka için gereken devasa işlem gücünü finanse etmeleri adına daha esnek ve sermaye açısından verimli bir yol sunması nedeniyle büyük önem taşıyor.
SEC, belirli veri merkezi borçlarını 2008 finansal krizinden sonra riskli varlıkların menkul kıymetleştirilmesini önlemek amacıyla tasarlanan Dodd-Frank dönemi düzenlemelerinden muaf tutarak, sektöre özel kredi akışının önündeki engelleri azalttı.
CNBC'ye konuşan hukuk uzmanları, bu değişikliğin sektörü yapay zeka bilişimini yeni bir varlık sınıfı olarak değerlendirmeye teşvik edeceğini ve sponsorların projeler için taahhüt etmesi gereken öz kaynak (equity) miktarını potansiyel olarak düşüreceğini öngörüyor.
SEC’in mevcut yaklaşımı resmi bir yasadan ziyade personel rehberliği niteliğinde olsa da finans şirketlerinin daha yaratıcı anlaşmalar yapılandırması için gerekli yasal netliği sağlıyor.
Söz konusu rehberlik, veri merkezlerinin konut ipotekleri gibi kendi kendini tasfiye eden varlıklar (self-liquidating assets) olmadığı yönündeki teknik bir ayrıntıya dayanarak sıkı denetimden kaçınılmasına imkan tanıyor.
Bu yeni çerçevenin gelecekteki veri merkezi projelerinin inşa ve yönetim biçimini etkilemesi; öncelikle büyük ölçekli altyapı sağlayıcılarına ve yapay zeka kapasitesindeki hızlı genişlemeden yararlanmak isteyen özel kreditörlere fayda sağlaması bekleniyor.